Özel Şoför.NET 'te Kayıtlı
24206 Kişi Olduk.
Siz de aramıza katılın
 
Üye Ol | Şifremi Unuttum
  Ana Sayfa Hakkımızda Şoförlerimiz Şoför İş İlanları İletişim

Türkiye'nin İlk ve Tek En Büyük
Özel Şoförler Platformuna Hoşgeldiniz

Özel Şoför Arıyorum

Şoförüm İş Arıyorum

Şoför Ara
Şoför
İl
Yaş
Deneyim
SRC Belgeleri
Psikoteknik Belgesi
Şoför Ara Formu Temizle
Resim Galerisi
E-Bülten
Özel Şoförlük
Trafik Mevzuatı
İyi Bir Sürüş İçin        

İyi Bir Sürüş İçin

Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada sıkılıyorum mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir.

Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında nasıl olsa geldik mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır.

Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez.

Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan geri viteste direğe çarpma testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.

Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın. İçkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.

Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar görmemişlik, hava atma ya da dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk fark edileceğini unutmayın.

Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arz edecektir.

Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 09:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.

Otomobil kullanacağınız ayakkabılar, ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır.

Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike oluşturmayacak bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.

Kalabalık (otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarf etmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır. Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.

Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.

Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile.

Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.

Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ve eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.

Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.

Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir.

TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak.

Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.

Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla sonuçlanabilir.

Önünüzdeki otomobil ile olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.

Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.

Aynaları muhakkak kullanın.

Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.

Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.

Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.

Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.

Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.

Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunrooftan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır. Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın.

Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş ve üzerinde gece de görülmelerini sağlayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazırlamalı.

Sürüş sırasında arabanızın kaputu ya da öndeki arabanın plakasına kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakıp tüm trafiği kontrol edin.

ABS sistemini bozacağı ve maddi zarar doğuracağı için değil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dağıtacağı için sürüş sırasında mümkün olduğunca cep telefonuyla konuşmayın. Hands-free seti olsa dahi... En azından siz arama yapmayın.

Sürüş esnasında sık fren kullanmak ya gereğinden daha hızlı veya agresif gittiğinizin işaretidir, ya da eğer yavaş gittiğiniz halde çok sık fren kullanıyorsanız bu da acemi olduğunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçları tedirgin edeceksinizdir.

Eğer normalde şehir içinde otomobil kullanıyor ve şehirlerarası yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarası yolculuğun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarası yolculuklar birbirinden tamamıyla farklı tecrübeler gerektirir ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çıktığınızda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksınız. İlk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.

Hayatınızda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsanız yapın vardığınızda ilk soru; Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin? ?, döndüğünüzde ise; Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin??, olacaktır. Hatta çoğunlukla daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden; Abi valla altı saatte Bodruma indik, gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya girilir.

Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından birkaç arabayla ölümüne yarışılır, rakip araba konvoylarda sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum.

Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı ve arabanızı gerek performans, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan uygulamalardır ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır.

İçinde 4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun. Onu geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.

Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun.

Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben? sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara valla uykum geldi uyudum, ne yapayım yani? Şeklin de cevap vererek kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiğinizi merak edenlere en kötü ihtimalle yalan söyleyerek yırtabilirsiniz. Aynaya asılı CD’ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.

Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.

İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatırı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir.

Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.

Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.

Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.

Otomobiliniz bir hatch-back veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bond çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.

Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.

Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.

Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı bir iştir. Ciddiye alın.

Otomobil kullanmadan önce, ilk yapılması gereken, herhangi bir tehlike anında en çabuk tepkiyi verebilmek için doğru oturma pozisyonunu belirlemektir. Doğru bir oturma pozisyonu şu şekilde belirlenir:

1. Koltuk sırt ayarı yapılmalı:


Koltuğa oturduğunuzda omuzlarınızın koltuk sırtıyla sıkı bağlantısı olmalı, sol ayaktan kuvvet alarak vücudun koltuk sırtlığına tamamen yapışması gerekir. Bu pozisyon alındıktan sonra ellerin direksiyon simidininin üst bölümünü kolaylıkla kavrayabileceği kadar koltuk ileri alınmalıdır. Aksi taktirde direksiyondan uzak kalınır. Bu pozisyon vücudun rahat hareket etmesine ve reaksiyon süresinin daha uzun sürmesine sebep olur, sert manevralarda da öne savrulmayı önler.

2. Ayakların pozisyonu:

Sol ayağınız bacak ile düzgün bir açı oluşturacak şekilde döşemeye yerleştirilmeli. Debriyaj pedalına tam basıldığında sol bacak dizden biraz kırık olmalı. Bu konumda sürücü, vücudunu koltukta tutabilir ve fren pedalına gereken gücü tam olarak uygulayabilir. Herhangi bir kaza anında da bu pozisyon, bacağın yaralanma riskini en aza indirger.

Bilek ve ayakların sürüşte birinci derecede önemli görevi vardır. Bilekler üç pedal üzerinde çalışırlar. Pedalların kullanımı sırasında topukların tabana dayanması zorunludur. Ayaklar pedallar arasında yer değiştirirken ayak kalkmadan, topuklar sağa sola hareket ettirilir. Vites değiştirildiğinde kullanılan sol ayak, dinlenme anında, debriyaj pedalının soluna yerleştirilir.

3. Koltuk yüksekliği ayarı:

Koltuk yüksekliği iyi bir görüş sağlamak amacıyla en doğru pozisyonda ayarlanmalıdır. Sürücü, koltuğunu otomobilin önünü, caddeye ve önemli tüm göstergeleri görebileceği yükseklikte ayarlanmalıdır.

4. Direksiyon ayarı:

Koltuğa oturulduğunda, direksiyon 9'u çeyrek geçe pozisyonunda tutulmalıdır. Yani sol el 9'u, sağ el ise 3'ü göstermelidir. Parmaklar direksiyonu kavramalı, bilek ve dirsekler hafif bir şekilde kırılarak direksiyona yakın bir pozisyon alınmalıdır.

        
Okunma Sayısı : 32348
YORUMLAR
güzel şoförlüğüm var
Adem Baladur / Çanakkale  
1975 Zonguldak doğumluyum,20 yıllık usta şoförüm,askerdede bölük komutanımın makam şoförlüğünü yaptım,istanbulda olmak üzere er trafikte acemilik çekmeden araç kullanırım src2 src4 psikoteknik belgelerim mevcut ,silahlı güvenlik sertifikasıda mevcuttur
Emrah Çorbaci / Zonguldak  
88,den beri istanbuldayım yaklaşık 10yil serekli söförlük deneyimim war özel söförlük yaptım arabayla taşiyici oldum elimden her iş gelir.
Selamet Taşçi / İstanbul Anadolu  
1959 istambul doğumluyum 30 yıllık dikkatli şoförüm yabancı dilim var iş arıyorum ve her zaman çok dikkat etmeliyiz diyorum
Ümit Paker / İstanbul Avrupa  
10 yıldır şöförüm özel şöförlükte yapmışım 5 sene ayrıca silahlı özel güvenlik sertifikam var
Hasan Arslan / İstanbul Anadolu  
Her zaman dikkat etmeliyiz.
Özlem / İstanbul Anadolu  
İyi ve Tecrübeli
Mehmet Şimşek / Van  
YORUM EKLE
Ad Soyad* :
Şehir :
Puan : 5
Mesaj * :
Şoför Arayan Firmalar Özel Şoför İstanbul Direksiyon

 

Eğitimlerimiz
Hizmetlerimiz
Sponsor Bağlantı
 
" İyi bir şoför, yalnız sürücü belgesi ve gerekli evrakları olan değil, bilgi ve tecrübesi ile özel olandır."